Erkekcom – E-Dergi

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

Psikiyatrist-Psikoterapist Dr. Bahar Tezcan ile gözlemlerinden yola çıkarak, ilişkiler üzerine kaleme aldığı kitabı “İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere”yi konuştuk…

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

 

Dr. Tezcan, 16 yıldır psikiyatri bilimi ile ilgileniyor. Bunca zamanın gözlemlerini ise, bir kitapla paylaşmaya karar vermiş. Yara alınan ilişkilerden güçlenerek yoluna devam edebilen insanlarla tanıştırıyor bizi. “İmkansızı yaşamış olabilirsiniz, ama mümkünü de var” diyor. Sağlıklı ve mümkün ilişkilerin nasıl bir süreç izlemesi gerektiğini anlatıyor…

Işte keyifli sohbetimiz…

GÜNCELİ BELİRLEYEN, GEÇMİŞ

– Klasik bir başlangıç yapmak istiyorum: Bahar Tezcan kimdir?

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Psikiyatri ihtisasımı Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yaptım. Halen kendi muayenehanemde psikiyatrist-psikoterapist olarak çalışıyorum.

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

– Bugünlerde hekim kimliğinizin yanına yazar kimliğinizi eklediniz. İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere raflarda yerini aldı. Nasıl bir kitap bekliyor okurları?

İlişkilerde yara almış; ama daha da güçlenerek yoluna devam edebilmiş karakterlerle tanışacaklar kitabımda. İlişkilerde “imkansız” olan kişiyi ve “mümkün” olan kişiyi ayırt edebilmenin nasıl olacağına dair farkındalıklar sunuyorum. Bağımlılık bir insana olduğunda onu neler beklediğini, acı çekmekten kaçınmak uğruna bir ilişkiye zorla tutunulduğunda neler yaşandığını görecekler. Narsistik kişilikler gibi “zor kişilikleri” seçmenin çok kolay, ayrılmanın zor olduğunu okuyacaklar. Tükenmiş bir evliliğin perde arkasında bambaşka hikayelerin olduğuna da tanıklık edecekler. Sonrasında ise sağlıklı ve mümkün ilişkilerin nasıl süreçler olduğunu, neler gerektiğini anlayacaklar.

– Çağımızın en çetrefilli sorunlarının başında geliyor ikili ilişkiler; ikili ilişkileri bu kadar zorlaştıran şey ne sizce?

İnsanların ilişkilere çözülmemiş geçmiş meselelerle, anlamlandırılmamış geçmiş travmalarla, tutulmamış yaslarla girmesi. Günceli belirleyen geçmiş. Tüm bunlar belirli kişilik özellikleri ve ilişki kurmada çeşitli zorlanmalar yaratıyor. Sonrasında kişi kendi sorunlu yanlarına dair içgörü ve farkındalık geliştirememiş ise, hem kendini anlaması hem de partneriyle sağlıklı bir bağ kurması zor oluyor. İki insanın yakın ilişkide olması doğası gereği zor bir süreç aslında. Bir de ruhsal çıkmazlar bireye arka planda eşlik ettiğinde daha da karmaşık bir hal alıyor. Bir ilişkide kimi partner olarak seçtiğiniz, o ilişkiyi nasıl sürdürdüğünüz, kalma ya da gitme kararı gibi pek çok durum tesadüfen değildir; geçmişle şekillenen kişilik özelliklerinizin, duygu ve düşüncelerinizin ürünüdür. Buralarda sorun varsa, sorunlu bir ilişkiye de imza atmış olursunuz.

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattıDr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

YARA İYİLEŞMESİ ZAMAN ALIR VE TEDAVİSİ GENELLİKLE BAŞKA BİR İNSANLA OLMAZ

– Kitabınızda, ilişkilerde imkansızdan mümküne geçmenin yollarını anlatıyorsunuz. Sizce bunları gerçek hayata adapte etmek mümkün mü? Daha doğrusu nasıl edeceğiz?

Elbette mümkün. Sağlıklı ilişkiler kurmayı öğrenmek çaba gerektiren bir süreç. Kendi iç dünyanıza bakmaya cesaretli olarak, farkındalıkla, deneyimleyerek, doğru kaynaklardan okumalar yaparak. Olmuyorsa da psikoterapi sürecine girerek. Tüm bunlar için de kendinize ve dünyaya daha önyargısız davranmaya karar verip, anlamaya açık bir görüşe sahip olarak.

– Çoğu zaman sevildiğimizi hissetmek isteriz, hissedemediğimizde arızalar başlar. Sevilmek bir ihtiyaç, değil mi?

Sevilmek çok temel bir ihtiyaç. Bunu beklemekte sorun yok, kimden istediğimizde ve nasıl istediğimizde sorun var. Sevgi sunamayacak ya da sevgiyi çok yanlış anlamış birinden istiyorsak daha en baştan duygusal ihtiyaçlarımızın karşılanmayacağı bir kişiyi seçtik demektir. Sevilmediğinizi düşünüp, sevilmediğinizi hissettiğiniz kişide kalmamak kendinize borcunuzdur. Ama bir yandan da sevgiyi hiç doymamacasına fazla istiyorsak, o da bizim duygusal açlığımızın ifadesidir ki çözümü bir başkasında değildir.

– İlişkiler dediğimizde, özellikle kadın-erkek ilişkilerinde hemen hemen herkesin taşıdığı bir yara var. Sizce nasıl iyileşecek bu yaralar?

Çocukluk ve sonraki travmaların bugünkü yaşamımızda çok etkili olduğunu bilirsek, hem kendimizi hem partnerimizi anlama ve kavrama konusunda farklı bir yaklaşım getiririz. Yara iyileşmesi zaman alır ve tedavisi genellikle başka bir insanla olmaz, kendimizle olur. İlişkileri yara bandı, koltuk değneği gibi kullanmak yerine kendi içimizde büyümeyi, gelişmeyi, sağlıklı ve bütünleşmiş bir birey olmayı hedeflemeliyiz. Böyle olduğunda bakım veren ya da bakıcı rollerinden çıkıp erişkin düzeyde tatmin dolu ilişkiler kurabiliyoruz.

– İlişki bağımlılığından narsizme pek çok tanıdan yola çıkarak hazırlanmış vakalardan da söz ediyorsunuz. Bu vakaları hekimlik kariyerinizde karşılaştığınız danışanlardan öykünerek mi hazırladınız?

Hepsinin kurgusal karaketerler olmasına, tedavi sürecinde bulunduğum ya da tanıdığım bir insan olmamasına çok dikkat ettim. Ancak 16 yıldır psikiyatri dünyasında bulunmam ve terapistliğim zihnimde binlerce insanın hikayesini sentez etmiştir.

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

MÜMKÜN KİŞİLERLE, MÜMKÜN YOLLARA DÜŞECEĞİNİZ BİR YAŞAM SEÇENEĞİNİZ OLDUĞUNU BİLİN

– Ergenliğimizden bu yana, birinden hoşlandığımızda formüller devreye girer. “Aman hoşlandığımı belli etmeyeyim”, “Sık sık aramayayım da bıkmasın” vs gibi kalıpları devreye sokarız. Başarılı, mümkün ilişkilerin sırları neler? Gerçekten var mı bu işin böyle fotmülleri?

Stratejiler geliştirmek pek de işimize yaramaz. Sevilmenin ve sevmenin bunlara indirgenmesi mümkün değil. Ama sağlıklı sevgi mümkün. Kişinin hem kendi duygusal, fiziksel, cinsel ihtiyaçlarını ve kim olduğunu iyi belirlemesi hem de partnerini bu açılardan anlamaya, kavramaya çalışıp, empati kurabilmesi. Ilişkilerin iskeleti budur aslında.

– Son yıllarda insanların psikolojik destek almaya daha çok başvurduğunu görüyoruz. Sizce de böyle mi? Gündelik hayatta, ikili ilişkilerde neden desteğe ihtiyacımız arttı?

İlişkilerdeki çıkmazların terapi ile çözümlenebileceğine dair farkındalık arttı. Önceleri kişiler ruhsal hastalık düzeyinde bizlere başvururdu. Oysa şimdi güncel sorunlar, ilişki problemleri, eş seçimi, yalnızlık, ayrılma gibi pek çok zorlanmada terapinin bir çıkış yolu olduğunu fark ettiler. Kendi başına ya da arkadaş tavsiyeleri ile savrulmaktansa, daha tutarlı ve bilimsel bir yola başvurmaya başladılar.

– Buradan okurlarınıza son olarak bir şeyler söylemek ister misiniz?

İmkansız ilişkiler kurduğunuzda kendinizi çıkmazda hissetmeyin. Hayatınızda sıklıkla imkansız ilişkilere yöneldiyseniz devamı da böyle gelmek zorunda değil. Mümkün kişilerle mümkün yollara düşeceğiniz bir yaşam seçeneğiniz olduğunu bilin.

Damla Karakuş: Teşekkür ederim.

Bahar Tezcan: Teşekkür ederim.

Dr. Bahar Tezcan, ‘İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere’yi anlattı

İmkansız İlişkilerden Mümkün İlişkilere

Dr. Bahar Tezcan

Küsurat Yay.

S.: 245

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
erkek haberleri