Erkekcom – E-Dergi

Geçmişin renkli sayfalarına yolculuk: Kapattık Kardeşim

Özgü Akkaya’nın absürd öykülerden oluşan kitabı “Kapattık Kardeşim”den nostaljik bir gezi yaptıracak alıntılar…

Geçmişin renkli sayfalarına yolculuk: Kapattık Kardeşim

Kapattık Kardeşim

Küsurat Yayınları’nın öykü kitaplığında yerini alan, Ayı, Aksi, Bodrum Kat gibi dergilerin kuruluşunda yer alan Özgür Akkaya’nın kaleme aldığı absürd öykülerden oluşan Kapattık Kardeşim; sizleri mutlu olduğunuz kaldırımdan yürümeye davet edecek, ışıklı ayakkabıdan sonra teknolojiye ayak uydurmayı bırakanlarlarla tanıştıracak, tüplü televizyonun alnına duvak gibi örtülen dantellerin devrine, bir çizgi filmi bitirip öbürünün jeneriğini heyecanla izlemeye koyulduğumuz zamanlara götürecek! Bu güzel ve nostaljik serüvene hazır mısınız? Bakalım siz kendinizden neler bulacaksınız…

Özgür Akkaya - Kapattık Kardeşim alıntılar

– Tüplü televizyonun içinde piknik tüpü gibi bir tüp olmadığını öğrendiğimde yaşadığım şaşkınlığı yaşıyorum on beş sene sonra. Başladığımız yerde, bittiğimiz şehirdeyim.

*

– Babam devrimle ilgili kitapları samanlıkta saklıyordu. Karl Marx gelse ve fikirlerinin samanlıkta saklandığını bilse, utancından yerin dibine girerdi.

*

– Şu aralar güvensizlik çok moda anne, haberin olsun. Gümüş dolu vitrin önünde çekilen çocukluk fotoğrafımı koynuna koyabilirsin. Kıskanç komşulara ve onların dünyayı kurtaramayacak başarılı çocuklarına dağıtabilirsin her ziyaretlerinde.

*

Sen ne zaman bamya yapsan kötü şeyler oluyor görmüyor musun? Bırak bamya yemeyelim. İnsan hayatının kopuş noktalarında bamya olabilir mi? Sen bamya yaptın diye babam ölebilir mi? Sen bamya yaptın diye abimin sevdiği kadın başkasıyla evlenebilir mi? … Sen bamya yaptın diye şut direkten dönebilir mi? Ama oluyor anne işte. Bırak artık bamya yapmayı.

Özgür Akkaya - Kapattık Kardeşim alıntılar

– Bir gülüşü var abi görmelisin. Sanırsın tuttuğu takım uzatmalarda gol atmış.

*

– Garip bir film bu. Satürn’ün halkalarında kurulan yaşam kolonisinin seçkin gönüllüleriydik.

*

– Annemin dantellerinin, içi demli çay dolu viski şişelerinin ve gururun en demode olduğu zamanlardı. Tüplü televizyonla ilk olarak altı yaşımda merhabalaştım. Yeni gelin gibi televizyonun alnından aldığım dantel duvağı kaldırıp açma düğmesine bastım. Ayak karıncalanması hastalığına tutulmuş gibiydi ekran. Babamın birkaç sihirli dokunuşundan sonra ekran kendine geldi.

İlginizi Çekebilir:  Edirne'nin Ayasofyası da cami oluyor

*

– Yirmi beş saniye öncesine kadar âşık olduğunuz birinden nefret etmek için ya sizi öldürüyor olması ya da size, sizin onu sevdiğiniz kadar sevmiyor olması gerekirmiş.

Özgür Akkaya - Kapattık Kardeşim alıntılar

– Ölü birinin en güzel yanı soğuk tenidir. Hele bir de için yanıyorsa…

*

– Evlerin üzerine çatılar kuruyorlar Dila Hanım. Yıldızların hiç mi zoruna gitmiyor? Sana şehir ışıkları diliyorum Dila Hanım. Nihayetinde yıldızların en büyük katili. Sana betondan evler, çiçek olmayı beceremeyen büyük insan gürültüsü diliyorum.

*

– Odadan çıkarken doktor son bir kez daha hatırlattı bize annemin moralini yüksek tutmamız gerektiğini. Annemin en sevdiği türkü bir ağıtken bunu başarmak bizim için güçtü. Dokuz sekizlik ritimlere alışkın değildi kulakları. Bir tek babamı halay çekerken izlemeyi çok severdi.

*

– Büyük beklentiler içinde alınmış fakat isminin hakkını verememiş mutfak robotu gibiyim.

Özgür Akkaya - Kapattık Kardeşim alıntılar

– Sırtı kamburdu Hikmet’in. Ona sorsan dümdüzdü aslında. Ona sorsan dünya da dümdüzdü zaten. Kahvehanenin yanından geçen derenin suyu, önünde sonunda dünyadan aşağı bir şelale gibi akıp gidiyordu. Hikmet kahvehanenin çöpünü de oraya dökerdi. Ona sorsan çevreciydi bu yüzden.

*

– Henüz fazla çikolata yemekten başka bir günahı yoktu. Eğer bu da günahsa günahı çikolata fabrikasına ya da kakao ağacına yükleyebilirdik.

*

– Öyle afili bir ölüm bulmamıştı onu ama ölürken, bari zengin görüneyim diye, sakladığı son bileziği geçirmişti bileğine.

*

– Ben buraya edebiyat yapmaya gelmedim. Ben buraya kestirme fırçasını sallamak için de gelmedim. Aslında baba ben buraya gelmedim. Beni siz getirdiniz. Yemekte ne varsa onu yeriz.

Özgür Akkaya - Kapattık Kardeşim alıntılar

– Ne ara parayı, taso ve bilye üzerinden hesaplarken ekonomik krizlere döndüm hatırlamıyorum.

*

– Hafif rüzgârda uyurken gelen deniz kokusuna eşdeğerdi kokusu.

İlginizi Çekebilir:  Kalust Sarkis Gülbenkiyan: Yaşadığı dönemin en zengin insanı

*

Damla Karakuş

[email protected]

Instagram: biyografivekitap

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ