Site rengi

Tasarım

Geniş
Kutulu
Erkekcom – E-Dergi

Riskleri doğru değerlendiriyor muyuz?

Riskleri doğru değerlendiriyor muyuz?
Aldığımız tüm eğitim içinde sadece belli bazı beceriler rasyonel karar verme özelliğine katkıda bulunuyor. Peki, risk değerlendirme becerilerimizi nasıl ölçebiliriz?
Geleceğin ne getireceğini kimse bilemez; ancak mevcut seçenekler arasında zeki tercihler yapabiliriz.
Farklı potansiyel sonuçları tartabilme kapasitesine sahip olmak iyi kararlar almada önemlidir. Yeni bir tedavi denemelerine başlama konusunda karar almaya çalışan bir doktor, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması sonrasına dair planlar yapan bir CEO veya sadece hava durumunu anlamaya çalışan biri açısından da aynı şey geçerlidir.
Ne yazık ki çoğu insan bu konuda çok iyi değil. Berlin Numeracy Test adı verilen kısa bir test, risk ve belirsizliklerle baş etme becerinizin ne durumda olduğunu tespit etme olanağı sağlıyor.
Oklahoma Üniversitesi’nde çalışan testin mimarı Edward Cokely, bugüne dek risk analizi ile ilgili matematiksel becerilere dikkat çekildiği halde, gerçek hayata ilişkin konuların göz ardı edilmiş olduğunu söylüyor.
Karar alma becerisinin geliştirilmesi yoluyla politikacılar belirsizlik dönemlerini daha kolay atlatabilir.
Örneğin yeni bir diş macunu markasının, diğer macunları kullananlara kıyasla damak iltihabı riskini yüzde 50 azalttığına dair bir reklam görüyorsunuz. Bu diş macununun faydasını değerlendirmede aşağıdakilerden hangisini dikkate almak gerekir?
1.Bu markayı kullanmayanların damak iltihabı riski
2.Aynı maksatla başka markaları kullananların damak iltihabı riski
3.Farklı marka kullananların sayısı
4.Araştırmaya katılanların yaşları
Bu sorunun doğru cevabı 1. şıktır. Yani bu markayı kullanmayanların damak iltihabı riskinin ne olduğuna bakmak gerekir. Örneğin başka markaları kullananlar arasında her yüz kişiden sadece ikisinde damak iltihabına rastlanıyorsa, bu durumda, reklamdaki yüzde 50 azaltma iddiası 100 kişide 1 demektir. Yani nüfusun çoğu açısından çok da faydalı olmadığı anlamına gelir.
Ya da yağmur ihtimali ile ilgili başka bir örneği ele alalım. Hava durumu, yarın yağmur ihtimalini yüzde 30 olarak gösteriyor. Aşağıdakilerden hangisi bu tahminin en doğru yorumunu içeriyor?
1.Bölgelerin yüzde 30’unda yarın yağmur yağacak.
2.Günün yüzde 30’luk diliminde yarın yağmur yağacak.
3.Yarın, benzer günlere kıyasla yağmur yağma ihtimali yüzde 30.
Doğru cevap 3. şık. Ama çoğu insan bu bilgiyi yarın günün yüzde 30’luk süresinde yağmur yağacak şeklinde yorumlar.
Riskleri doğru anlamak finansal tuzaklara düşmeyi önler.

Risk tahmini nasıl ölçülür?

Berlin Numeracy Test bu tür yargılarda bulunma kapasitemizi ölçmeye yönelik bir test. Berlin’deki Max Planck Enstitüsü’nde geliştirdiği ve birkaç dakika süren bu test ile Cokely, diğer birçok alanda doğru karar alma performansının öngörülebileceğini gösterdi.
Örneğin, riskleri doğru tahmin eden insanlar, aşırı özgüven (gerçekte bildiğimizden çok daha fazlasını bildiğimize inanmamız) veya batık maliyet etkisi (batık bir projeyi sürdürmenin maliyeti mevcut zararı aşacak olsa bile devam etme eğilimi) gibi eğilimleri içeren bilişsel önyargıların etkisine daha az girerler.
Bu türden karar alma becerileri, gündelik yaşamda karşılaştığımız birçok riskleri değerlendirmede de önemlidir. Bu sayısal testlerde yüksek puan alanların, örneğin kalp yetmezliği belirtileri ortaya çıktıktan sonraki ilk saat içinde doktora başvurma ihtimalinin dört kat fazla olduğu ve tanı şansının yüksek olduğu görülüyor.
Bu testin ayrıca insanların farklı yatırım planlarını anlama, reklamları değerlendirme ve politikayla ilgili anketleri yorumlama kapasitelerini de ortaya koyduğu ifade ediliyor.
Riskleri doğru değerlendirmek sağlık alanında da teşhis ve tedavi olanaklarını artırır.

Lise düzeyinde

Berlin testini yapmak için lise bilgileri yeterli. Ancak risk ve belirsizlikle ilgili algı, insanı kendisine ulaşan bilgiler üzerinde daha fazla düşünmeye ve böylece daha rasyonel ve bilgiye dayalı bir dünya görüşü oluşturmaya yöneltiyor. Yani kişinin kendi mantığını ve yargılarını sorgulama kapasitesini artırıyor.
Test rakamlara dayandığı için zekayı ölçüyormuş sanısı uyandırsa da amaç o değil. Cokely, bu testle ölçülmeye çalışılan risk anlama kapasitesinin, kişinin genel karar verme becerisini normal IQ testlerinden daha iyi ölçtüğünü kanıtladı.
New York’taki Columbia Üniversitesi’nden Valerie Reyna, özellikle sağlık alanında tıbbi kararlar alma konusunda risk anlayışının önemli olduğunu söylüyor.
“Bugün hastalara çok daha fazla bilgi veriliyor ve bazı konularda karar vermeleri gerekiyor” diyor. Örneğin bir tedaviyi seçerken ilaçların yan etkilerini bilmek ve yorumlamak önemli. Ancak sayısal becerileri edinmek okuma-yazma becerilerinden daha zor ve bu alandaki düzey düşüklüğü bazen şaşırtıcı derecede olabiliyor.
Cokely, bu alanda insanların daha başarılı olması için okulların öncelik vermesi gerektiğine inanıyor. “Birlikte çalışan bir toplum açısından bunun getireceği ekonomik faydalar da büyük olacaktır” diyor.
ETİKETLER:
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ